Savunma Hakkı Tanınmadan Disiplin Cezası Verilemez
Savunma Hakkı Tanınmadan Disiplin Cezası Verilemeyeceğine İlişkin Danıştay Kararı
Disiplin hukukunun temel ilkelerinden biri, hakkında disiplin soruşturması yürütülen kamu görevlisine isnat edilen fiillerin açık ve somut bir şekilde bildirilmesi ve bu fiillere karşı etkili bir savunma yapabilmesi için gerekli imkânın tanınmasıdır. Bu ilke, hem Anayasa hem de özel disiplin mevzuatı ile güvence altına alınmıştır.
Nitekim Danıştay 2. Dairesinin 24.09.2025 tarihli, E. 2022/977, K. 2025/3887 sayılı kararında; davacı polis memurunun yabancı uyruklu bir şahsa ait pasaport üzerinden usulsüz ülkeye giriş işlemi yapıldığı iddiasıyla 7068 sayılı Kanun’un 8/6-ç maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin disiplin işlemi incelenmiştir.
Danıştay tarafından yapılan değerlendirmede, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen fiillerin somut, açık ve ayrıntılı şekilde ortaya konulması ve ilgili personele bu fiillere karşı savunma yapabilmesi için usulüne uygun savunma hakkı tanınması gerektiği vurgulanmıştır.
Somut olayda ise savunma istem yazısında isnat edilen fiilin zamanı, yeri ve olayın gerçekleşme biçimine ilişkin gerekli açıklık ve ayrıntının bulunmadığı, bu nedenle ilgili personelin isnat edilen eylemin kapsamını tam olarak anlayarak etkili bir savunma yapabilme imkânına sahip olmadığı değerlendirilmiştir.
Danıştay, isnat edilen fiilin zaman, yer ve olay unsurlarıyla birlikte somut şekilde ortaya konulmadan savunma istenmesinin, Anayasa’nın 129. maddesi ile 7068 sayılı Kanun’un 31. maddesinde güvence altına alınan savunma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını ifade etmiştir.
Bu nedenle Danıştay, savunma hakkı usulüne uygun şekilde tanınmadan yürütülen disiplin soruşturmasına dayanılarak verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşarak Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.
Dolayısıyla Danıştay kararında da ortaya konulduğu üzere, disiplin soruşturması kapsamında personele isnat edilen fiillerin açık, ayrıntılı ve somut biçimde bildirilmesi ve personele bu fiillere karşı etkili savunma yapma imkânının tanınması, disiplin hukukunun temel güvencelerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
(Danıştay 2. Daire, E. 2022/977, K. 2025/3887, T. 24.09.2025)
