Sosyal Güvenlik Mevzuatı ve Yargı Kararları Işığında Malullük, Vazife Malullüğü ve Gazilik Statüleri

Türk sosyal güvenlik mevzuatında özellikle güvenlik hizmeti yürüten personel bakımından malullük ve Gazilik statülerinin ayrı bir önemi bulunmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli görevleri gereği yüksek risk altında çalışmakta olup görev sırasında Meydana gelen yaralanma, hastalık veya sakatlık durumlarında farklı sosyal güvenlik statülerine tabi Tutulmaktadır. Bu nedenle malullük kavramı kendi içinde farklı kategorilere ayrılmış ve her bir statü için Farklı haklar öngörülmüştür.

Sosyal güvenlik hukukunda malullük ve gazilik statüleri başta 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri Hakkında Kanun çerçevesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler Kapsamında malullük, vazife malullüğü, harp malullüğü ve gazilik statülerinin kapsamı belirlenmiş; ayrıca Bu statülere bağlı mali ve sosyal haklar ortaya konulmuştur.

Bu çalışmada söz konusu statüler, ilgili mevzuat hükümleri, yargı kararları ve doktrindeki değerlendirmeler Işığında ele alınarak güvenlik personeli bakımından uygulama esasları incelenmiştir.

Vazife Malullüğü
ve Gazilik Statüleri
Sosyal Güvenlik Mevzuatı

Temel Tanımlar ve Statüler Arasındaki Farklar

Sosyal güvenlik hukukunda malullük halleri olayın meydana geliş şekline ve görevle olan nedensellik İlişkisine göre sınıflandırılmaktadır.

Malul

Genel malullük, kişilerin vücutlarında meydana gelen arızalar veya tedavisi mümkün olmayan hastalıklar nedeniyle görevlerini yerine getiremeyecek hale gelmelerini ifade eder. Bu durum sosyal güvenlik mevzuatında temel malullük kategorisini oluşturur. Genel malullük hali **5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu md. 44 ve **5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu md. 25 hükümlerinde
düzenlenmiştir.

Adi Malul

Adi malullük, malullüğün görevin sebep ve tesiri dışında meydana gelmesi halinde söz konusu olur. Bu kapsamda kişisel hastalıklar, görev dışı kazalar veya mevzuatın yasakladığı davranışlar sonucu oluşan malullükler adi malullük olarak kabul edilmektedir. Adi malullüğe örnek olarak alkol kullanımı, emir ve talimatlara aykırı hareket edilmesi, yasak fiiller veya intihara teşebbüs gibi durumlar gösterilebilir. Bu durumlar **5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu md. 48 ve **5510 sayılı Sosyal Sigortalar
ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu md. 47 hükümleri kapsamında değerlendirilmektedir. Yargı kararlarında da görev ile olay arasında illiyet bağı bulunmayan durumların adi malullük kapsamında değerlendirildiği görülmektedir. Örneğin emirlere aykırı şekilde mayınlı bölgeye giren personelin yaralanması durumunda malullük hali görevden kaynaklanmış sayılmamış ve adi malullük olarak kabul edilmiştir.

Vazife Malulü

Vazife malullüğü, malullüğün personelin görevini yaptığı sırada veya görevinden doğan nedenlerle meydana gelmesi durumudur. Bu statüde en önemli unsur görev ile zarar arasında nedensellik bağının bulunmasıdır. Vazife malullüğü **5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu md. 45 ve **5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu md. 47 hükümlerinde düzenlenmiştir.
Danıştay kararlarında da bu husus açıkça vurgulanmaktadır. Buna göre bir kişinin vazife malulü sayılabilmesi için malullüğün hem görev sırasında meydana gelmiş olması hem de görevin etkisiyle oluşması gerekmektedir.

Harp Malulü

Harp malullüğü, vazife malullüğünün en ağır ve nitelikli şeklidir. Harp malullüğü; savaş sırasında, savaş bölgelerinde yürütülen harekât esnasında, sınır operasyonlarında veya düşman silahlarının etkisiyle meydana gelen malullükleri ifade eder. Bu statü **5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu md. 64 kapsamında düzenlenmiştir. Harp malulleri aynı zamanda vazife malulü kabul edilir; dolayısıyla
harp malullüğü vazife malullüğünün özel bir türünü oluşturmaktadır.

Gazilik ve Vazife Gazisi

Mevzuatta gazi unvanı belirli kategoriler için kullanılmaktadır. Bu kapsamda **1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında Kore ve Kıbrıs muharip gazileri ile **3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında terör olayları nedeniyle malul olan kişiler gazi olarak kabul edilmektedir. Bunun yanında “vazife gazisi” kavramı mevzuatta teknik bir unvan olmaktan ziyade onursal bir statü olup genellikle **2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve **3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında vazife
malulü sayılan kamu görevlileri için kullanılmaktadır.

Vazife Malullüğü
ve Gazilik Statüleri
Vazife Malullüğü

    Terörle Mücadele Kapsamındaki Özel Durumlar

    Terörle mücadele faaliyetleri kapsamında görev yapan güvenlik personeline ilişkin özel düzenlemeler bulunmaktadır. Bu kapsamda görev sırasında terör eylemlerine muhatap olan kamu görevlileri hakkında **3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu md. 21 hükümleri uygulanmaktadır. Bu düzenlemeye göre kamu görevlilerinden görevlerini yerine getirirken terör eylemlerine maruz kalarak yaralanan, sakat kalan veya hayatını kaybedenler hakkında **2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun
    hükümleri uygulanmaktadır. Yargı kararlarında terörle mücadele kapsamında görev yapan personelin görevle bağlantılı faaliyetlerinin geniş yorumlandığı görülmektedir. Buna göre operasyon bölgesine gidiş veya görev sonrası dönüş sırasında meydana gelen kazalar da terörle mücadele görevi kapsamında değerlendirilebilmektedir.

    TSK, Jandarma ve Sahil Güvenlik Personeline Uygulama

    Türk Silahlı Kuvvetleri ile Jandarma ve Sahil Güvenlik personeli bakımından malullük tespiti özel bir prosedüre tabidir. Bu personel için malullük tespiti **TSK, Jandarma ve Sahil Güvenlik Sağlık Yeteneği
    Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen sağlık kurulu raporları üzerinden yapılmaktadır. Sağlık kurulları personelin sağlık durumunu değerlendirirken kişinin heyete çıkarıldığı tarihteki rütbesi, sınıfı ve görev özelliklerini dikkate almaktadır. Hazırlanan sağlık kurulu raporları daha sonra Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde bulunan Vazife Malullüğü Tespit Kurulu tarafından incelenerek personelin adi malul,
    vazife malulü veya harp malulü olup olmadığı karara bağlanmaktadır. Muvazzaf er ve erbaşların silah altında bulundukları sırada vazife malulü olmaları halinde ise **5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu md. 56 uyarınca kendilerine aylık bağlanmaktadır.

    Malullük Statüsüne Bağlı Personel Hakları

    Vazife malulü veya gazi statüsünde bulunan personele sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında çeşitli mali ve sosyal haklar tanınmaktadır.

    Aylık Bağlanması

    Vazife malullüğü aylığı adi malullük aylığına göre daha yüksek miktarda bağlanmaktadır. Özellikle **3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve **2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki personele bağlanan aylıklar yüzde 25 artırımlı olarak ödenmektedir.

    Nakdi Tazminat

    Vazife sırasında yaralanan veya engelli hale gelen personele **2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında yaralanmanın derecesine göre toplu tazminat ödenmektedir.

    Emekli İkramiyesi

    Ağır malullük halinde bulunan kişiler ile hayatını kaybeden personelin yakınlarına 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenmesi mümkündür.

    Sosyal Haklar

    Malul personel ve yakınlarına çeşitli sosyal haklar da tanınmaktadır. Bu haklar arasında faizsiz konut kredisi, çocuklar için eğitim yardımı, kamu kurumlarında istihdam hakkı, kira yardımı ve sağlık hizmetlerinde öncelik gibi imkanlar bulunmaktadır.

    Ücretsiz Seyahat Hakkı

    Harp ve vazife malulleri ile terörle mücadele kapsamında aylık bağlanan kişilere **4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri Hakkında Kanun md. 1 kapsamında şehir içi ve şehirler arası toplu taşıma araçlarında ücretsiz seyahat hakkı tanınmaktadır. Bu hak belirli şartlarla eş, anne-baba ve çocuklar için de uygulanabilmektedir.

    Vazife Malullüğü
ve Gazilik Statüleri
    Gazilik Statüleri

    Başvuru Usulleri ve Yargı Yolları

    Malullük statüsünün tespiti ve buna bağlı hakların kullanılabilmesi için belirli idari başvuru yolları bulunmaktadır.

    Başvuru

    Personel, bağlı bulunduğu birlik veya kurum aracılığıyla ya da doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne başvurarak vazife malullüğü tespiti talebinde bulunabilmektedir.

    İdari İtiraz

    Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesindeki Vazife Malullüğü Tespit Kurulu kararlarına karşı kurum içinde idari itiraz yoluna gidilmesi mümkündür.

    Yargı Yolu

    Başvurunun reddedilmesi veya statünün hatalı belirlenmesi halinde yargı yoluna başvurulabilmektedir.
    2008 yılı öncesinde göreve başlayan ve **5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu kapsamında bulunan kamu görevlileri bakımından uyuşmazlıklar idari yargıda görülmektedir. Bu durumda işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekmektedir. 2008 yılı sonrasında ilk defa sigortalı olan kamu görevlileri bakımından ise **5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında ortaya çıkan vazife malullüğü uyuşmazlıklarında idare mahkemeleri görevli olabilmektedir. Mahkeme kararlarına karşı istinaf ve temyiz yolları da açıktır. İdari yargıda Bölge
    İdare Mahkemesi ve Danıştay; adli yargıda ise Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay denetimi söz konusudur.

    Sonuç

    Türk sosyal güvenlik sisteminde güvenlik personeline ilişkin malullük ve gazilik statüleri görev ile zarar arasındaki nedensellik ilişkisine göre belirlenmektedir. Malullük statüsünün doğru tespiti hem bağlanacak aylığın miktarını hem de personelin sahip olacağı sosyal hakları doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle özellikle vazife malullüğü ve adi malullük ayrımının doğru yapılması büyük önem taşımaktadır. Yargı kararlarında da görüldüğü üzere görev sırasında meydana gelen olayların değerlendirilmesinde illiyet bağı ve görev kapsamı geniş yorumlanabilmektedir. Sonuç olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik personeline ilişkin malullük statülerinin belirlenmesi hem sosyal güvenlik mevzuatı hem de idare
    hukuku ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gereken önemli bir hukuki konudur.